Manavgat’taki yangında feryat edenlerin yardımına koşuluyor

Antalya Manavgat’taki büyük yangın 3’üncü gününde, bir yandan yangının etkileri devam ederken bir yandan da hasar görenlerin yaraları sarılmaya çalışılıyor. Devlet birbiri ardına yardım ve destek programlarını açıklarken, farklı şehirlerden belediyeler de devreye giriyor. Manavgat’ta 3 gündür devam eden ve çok geniş bir ormanlık alanda etkili olan yangın nedeniyle bölgede çok sayıda yerleşim yeri ve tarım arazisi de zarar gördü. Bölgede yaşayanlar alev kapanının arasında kalmamak için ne var ne yoksa geride bırakıp, canlarını kurtarmanın derdine düştü. Alevlerin yakıp geçtiği evlerini kontrol etmek için geri dönenler ise büyük şaşkınlık ve hüzün yaşadı. Bunlardan biri de Kalemler Mahallesi’nde yanan evini görmeye gelen Gülsüm Uysal oldu. Önceki gün geldiğinde hala yanan ve dumanlar tüten evinin durumunu cep telefonuyla bir tanıdığına gözyaşlarıyla anlatan Gülsüm Uysal, “Böyle iş mi olur Allah’ım? Böyle acı mı olur Allah’ım? Daha yanıyor, kalmamış bir şey ne yapacağız? Hiçbir şeyimiz kalmadı. Nerede kalacağız, nerede kalacağız? Dayanılır mı buna? Yavrumun çeyizleri, ciğerlerimin çeyizleri yandı.” diye feryat etti. Görüntülerini izleyen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Gülsüm Uysal’ın durumuna çok üzülerek yardımda bulunmaya karar verdi. Gülsüm Uysal’la bugün yanan evin önünde cep telefonuyla görüntülü görüşme yapan Başkan Alinur Aktaş, ‘geçmiş olsun’ dileklerinde bulunarak, “Büyük geçmiş olsun, Allah şahidimdir, biz sizi dinledikten sonra kendi içimiz yanmış gibi, kendi evimiz yanmış gibi içimiz parçalandı. Bir kardeşiniz, bir evladınız olarak söylüyorum hem ev eşyalarınız hem de kızınızın çeyizinin düzülmesi konusunda ne gerekiyorsa yapacağız. Hiç şüpheniz olmasın.” dedi. Yangının nasıl olduğu hakkında Gülsüm Uysal’dan bilgi alan Başkan Aktaş, “Hiç şüpheniz olmasın. Şu anki durumun hepsi hallolur. Siz sağsınız, sizin canınıza bir şey olmadı. İnşallah onların hepsi toparlanır. Biz sizi kendi ablamız, kendi bacımız gibi kabul ettik. İnşallah özel olarak ilgileneceğim.” diye konuştu. Başkan Alinur Aktaş’la görüşürken evinin durumunu anlatan Gülsüm Uysal da köyde yaşadıklarını ve evlerini eşiyle birlikte oda oda yaptırdıklarını kaydederek, “Hangi birini anlatayım. Sadece kimliklerimizi alabildik. Evimizin önünde hayvanlarımızı salmaya zamanımız olmadı. Hiç aklımız ermedi ama canımız ciğerimiz yandı.” ifadelerini kullandı. Şu anda evli olan oğlu ve akrabalarının yanına sığındıklarını söyleyen Gülsüm Uysal, “Evladının evinde kalsan ne kadar kalırsın, kardeşinin evinde kalsan ne kadar kalırsın? Kalacağız, mecburuz. Allah razı olsun kapıları sonuna kadar açık ama bilemiyorum.” diye konuştu. Başkan Alinur Aktaş ile yaptığı görüşmenin ardından konuşan Gülsüm Uysal, eşiyle 1985 yılında evlendiğini, aynı sokakta evlerinin çapraz olarak karşılıklı bulunduğunu anlattı. 2’si erkek 3 çocuk sahibi olduklarını söyleyen Uysal, evlendikleri zaman eşinin, evin bir oda, mutfak, tuvalet ve banyo olarak yaptırdığını, geri kalanını ise birlikte çalışarak parça parça, oda oda yaptırdıklarını söyledi. Yangın olduğu sırada babasının yanında bulunduğunu aktaran Gülsüm Uysal, hemen dışarı çıktıklarını belirtti. Gülsüm Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Babama, ‘Yukarıdan ateş çıktı. Tam havasını buldular, poyraz’ dedim. Birlikte sokağa çıktık, babam bir baktı ve ‘Eyvah kızım, gitti, köy gitti’ dedi. Hemen evli olan Manavgat’taki oğlumu aradım, ‘Belki bir faydanız olur yetişin’ dedim. Kız kardeşimle geldiler. Biz evin iki tarafını temizleyeceğiz derken, çatıda muslukları açtık, zaten yarım saat demedi. Yangın geldi, koştuk arabaya kendimizi zor attık. Hiçbir şey, bir toplu iğne bile alamadık. Çocuklarım sağ olsun, canımız sağ olsun ama illaki de o tencere kaynayacak.” Manavgat’ın Türkiye’nin en güzel köşelerinden biri olduğuna işaret eden Başkan Alinur Aktaş, “Gülsüm Teyzemizin o samimi yalvarışları, kızına hazırlamış olduğu çeyizler, o kadar çok etkilendim ki ister istemez hemen biz bu konudaki heyecanımızı arkadaşlarımızla birlikte paylaştık. Nihayetinde bizim şehrimiz bir tekstil, mobilya şehri. Dolayısıyla kızımızın çeyizinin tekrar düzenlenmesiyle alakalı, nihayetinde rençperlik yapan, ziraat işiyle ilgilenen köylü bir aile. Ben kendisiyle bugün irtibat kurdum. Gülsüm Teyzemizin hala o dik duruşu, hala o her şeye rağmen pozitif bakışı beni ziyadesiyle etkiledi. Kendisine bu manada her türlü yardım ve desteği vereceğimizi ifade ettim.” diye konuştu.

Related Posts

Comments

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
2,959TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone
spot_img

Recent Stories